Web Tasarım Firması
SİTE İÇİ ARAMA
Sağlığınızın değeri için
+90(216)581 42 00
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

KEMİK ERİMESİ
(Osteoporoz)

Osteoporoz en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir. Yüzyılımızın eriştiği teknolojik düzeyin nimetlerinin insan yaşamını uzatıp, yaşam kalitesini artıracak boyutlara ulaşması, yaşam süresini uzatırken birlikte az hareketli, sedanter ve kolay bir yaşam biçimi sunmuştur. Böylece osteoporoz ve sonuçlarından etkilenen insan sayısında artış olmuştur. Bunun yanında, osteoporozun hem kendisine hem de en önemli komplikasyonu olan kırıkların tedavisine yönelik olarak yapılan yatırımlarla, iş gücü kaybının maliyeti yüzyılımızda ülkelerin önemli sorunu olarak gündeme gelmiştir.
Osteoporoz yaşlanmayla birlikte sık görülen bir olgudur.


Kemik Erimesi (Osteoporoz) Oluşumundan
Sorumlu Risk Faktörleri


1-    Yaş
2-    Genetik
3-    Irk
4-    Cinsiyet
5-    Cerrahi veya erken menepoz
6-    Vitamin D eksikliği
7-    Diyette alınan kalsiyum miktarının az olması
8-    Fiziksel aktivite azlığı
9-    Vücut yapısının ince olması
10-  Çeşitli hastalıklar
11-  Çeşitli İlaçlar:  uzun süreli olarak steroid, tiroid hormonu, antiasid kullanımı gibi
12-  Diğerleri: diyette aşırı tuz ve protein alımı; aşırı kahve – sigara ve alkol tüketimi

Yaşam boyu aktif bir doku özelliğini koruyan kemik dokuda, yeni kemik oluşum ve yıkımı, kemik dokunun devamlılığı için bir denge halindedir. Bu denge yaşlanma ile yıkılım yönüne kaymaktadır. Kemik kütlesinin azalmasının yaşlanmanın normal bir sonucu olduğu eskiden beri bilinmektedir. Kadınlarda menopozun eklenmesiyle azalma hızında artış yönünde değişkenlik gösterir ve kırık olasılığını artırır. Radyolojik olarak kemik erimesi gösterilene kadar kemik kitlesinin % 30 u kaybolmuştur.Bu nedenle erken tanı önemlidir.

 
 Osteoporoz Kemik Erimesi Oluşumunda                                              
 Rol Oynayan Faktörler Şunlardır:


1- Kemik Kütlesi: İlk gençlik dönemindeki kemik kütlesi en üst düzeydedir. Normalde kemik kütlesi kadınlarda erkeklerden daha azadır. Bunun sonucunda kadınlarda erkekler arasında ileri dönemlerde osteoporoz gelişiminde fark oluşur ve bu durum kırık görülme sıklığını da etkiler. Kemik kütlesinin yeterli oluşması üzerine beslenme önemli bir etki gösterir. Genç erişkinlik döneminde yeterli kalsiyum alımının kemik kütlesi üzerine olumlu etki gösterdiği gösterilmiştir. Gebelik, laktasyon ve büyüme döneminde kalsiyum gereksinimi artar. Menopoz ve sonrasında günlük gereksinim biraz daha artarak 1500 mg/gün düzeylerine erişmektedir. Kemik kütlesinin yeterli oluşmasında fizik aktivite ve egzersizin önemli katkısı vardır. Kemik büyümesinin hızlı olduğu çocukluk ve gençlik dönemlerinde fizik aktivite ve egzersizin olumlu etkileri gösterilmiştir. Uzun süreli yatak istirahatlarının, uzun süreli alçıların osteoporotik etkisi bilinmektedir.

2-  Yaşlanma ile İlgili Kemik Kaybı: Yaşlanma kemik yapıda önemli değişikliklerle birliktedir. Osteoporozda yapım-yıkım dengesi bozulmuştur.

Kemik Erimesinin Nedenleri

1-   Menopoz
2-   Yaşlanma
3-   Genetik
4-   Aşırı kortizon kullanımı
5-   Diyabet
6-   Lösemi gibi kan hastalıkları
7-   Kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak
8-   Troid hormon ilaçları kullanmak
9-   Epilepsi ilaçları kullanmak
10- Kemoterapi görmek
11- Karaciğer hastalıkları
12- Romatizmal hastalıklar
13- Hareketsizlik
14- KOAH
15- Beslenme bozukluğu
16- Radyoterapi
17- Alkol
18- Sigara
19- Proteinden zengin diet

Osteoporozda ( Kemik Erimesinde ) Tanı Yöntemleri

1-   Osteoporoz, erken tanınması tedavi edilmesi gereken önemli bir toplum sorunudur. Oluşan kırıklar nedeniyle osteoporoz maliyeti giderek artan bir hastalık olduğundan tanının kırık oluşumundan önce konması, tedavi izleminin iyi yapılması gereklidir. Önemli olan osteoporozda erken tanıdır.
 
Bunun için;  
 
1-   Fizik muayene
2-   Kan tahlilleri
3-   Röntgen çekilmesi
4-   Kemik ölçümü ve gerekirse MR çekimi yapılır.

Osteoporozda Tedavinin Amaçlarını Şu Şekilde Özetleyebiliriz:

1-   Kırık riskine karşı korunma önlemleri almak ve düşmeyi engellemek: Düşme olasılığını arttıracak sorunları olan hastaların eğitilmeleri, tehlikeye karşı dikkatlerinin çekilmesi, evin yeterince aydınlık olması, gereksiz eşyanın ortalık yerde bulunmaması, zeminin kaygan olmaması ve evin çeşitli yerlerinde tutamaklar bulunması önerilir.
2-   Hastaya uygun ilaç tedavisiyle kemik kitle kaybının hızını azaltmak,
3-   Kişiye uygun egzersizlerle mevcut kemik kitlesini arttırmak,
4-   Akut ve kronik ağrıyı kontrol etmek: sırt ve bel ağrılarını fizik tedavi yöntemleriyle tedavi etmek.
5-   Düzgün pos türü korumak: egzersiz ve spor programlarının kemik formasyonuna olumlu yansımalar yapacağı düşünülmektedir.

         -Yürüme veya koşma osteoporozda en iyi egzersizlerden biridir.
         -Yüzme: Yüzme alt ve üst ekstremitelerle, sırt kaslarını, hatta yüzme sitiline göre yüzme karın kaslarını da çalıştırır.
         -Bisiklet binme: Osteoporozda oldukça yararlıdır.
         -Özel egzersizler: Egzersizlerin tüm gövde ve ekstremiteleri çalıştıracak türde olması gerekir.
        
Egzersizler haftada dört kez ve 1 er saat yapılmalıdır.


 Kemik Erimesinden Korunmak İçin Beslenmede Alınacak                                                      
 Önlemler, Diyet İlkeleri


1-   Her yaş döneminde yeterli miktarda Ca alımına özen  gösterilmelidir. Ca için en iyi kaynak süt ve türevleridir. Bir orta boy su bardağı süt 240 mg civarında Ca içerir. Her yaş grubu için günlük iki su bardağı süt veya yoğurt alınmalıdır. Bir su bardağı sütle alınacak Ca, 50 gr peynirle karşılanabilir. Laktoz intoleransı durumunda yoğurt ve peynir tercih edilmelidir. Diyetlerinde kalori ve doymuş yağ sınırlaması yapması gerekenler, yağı azaltılmış süt veya yogurt, yağsız peynir veya çökelek yemelidirler. Ca gereksinmesinin kalanı sebze, kuru baklagil, sert kabuklu kuruyemişler ve taze meyvelerden karşılanır. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler , kuru baklagiller ve pekmez Ca’dan zengindir. Bunlara günlük beslenmede yeterince yer verilmelidir.
2-   Yüksek fosfor almamak önemlidir.
3-   Ca emiliminin düzenlenmesinde endojen D vitaminin rolü oldukça büyüktür. Bu nedenle D Vit gereksinmesini karşılamak için güneş ışınlarından uygun ve düzenli şekilde mutlaka yararlanılmalıdır. Kışın güneş ışınları eğik geldiğinden genellikle öğle saatlerinde, yazın ise aşırı sıcak ve güneşten sakınmak için sabah ve öğleden sonra güneşlenilmelidir. Kuzey ülkelerinde, yazın öğle vakti 15 dakika güneşli havada yürüyüş yapmanın serum D Vitamini yeterli düzeyde tuttuğu belirtilmiştir. Eve bağımlı yaşlılar ile kapalı giyinen kadınların serum D Vitamini düzeyleri düşüktür. Bu gruplara günlük D Vitamini önerilmektedir. Aşırı D Vitamini alımı toksik etki yaptığından gelişigüzel yüksek doz D Vitamini alımından kaçınılmalıdır. Günlük alınacak bir kapsül veya bir çay kaşığı balık yağı gereksinimi karşılar. Bu miktarların üzerinde D Vitamini almak özellikle gebeler için sakıncalıdır.
4-   Aşırı ve yetersiz protein alımından kaçınılmalıdır.
5-   Bu konuda en sık mayalanmış ekmek tüketimi önerilir.
6-   Yemeklere aşırı tuz eklemekten, tuzlanmış hazır besinlerin aşırı tüketiminden sakınılmalıdır. Günlük tuz tüketimi 5 gr altında tutulmalıdır.
7-   Osteoporozdan korunmak için kesinlikle sigara içilmemelidir.
8-   Kahve tüketimi azaltılmalıdır. Günde 2-3 bardak kahve ve çaydan fazla içilmemesi önerilmelidir.
9-   Alkol tüketimi azaltılmalıdır.
10- Obesiteden kaçınıldığı gibi aşırı zayıflıktan da kaçınılmalıdır. Ayrıca çok düşük kalorili diyetlerle, zayıflamayı amaçlamak da doğru değildir.
11- Osteoporoz riskini arttırıcı yönde etkisi olan ilaçların kullanılmasında zorunluluk varsa, koruyucu beslenme kullanılmasında zorunluluk varsa, koruyucu beslenme önlemleri alınmalıdır.


Hastanemiz Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Uzm. Dr. Müzeyyen ERTEKİN başkanlığında;  konusunda deneyimli fizyoterapist ve fizyoterapi teknikerlerinden oluşan tecrübeli ekibiyle hastalarımıza hizmet vermektedir.

Fiziktedavi ve Rehabilitasyon ünitemizde tedavi ettiğimiz başlıca hastalık grupları şunlardır:

Boyun  Ağrıları :    
.      Boyun fıtıkları ve düzleşmeler
·      Boyun kireçlenmeleri
·      Kas spazmları ve tutulmalar
·      Fibromyalgia (kulunç ağrısı)
Bel Ağrıları :
·      Bel fıtıkları ve bel kaymaları
·      Bel tutulmaları
·      Duruş bozuklukları
·      Romatizmal  bel ağrıları
Ortopedik Rehabilitasyon :
·       Kırık ve çıkıkların alçılı tespitlerinden sonra gelişen hareket kısıtlılıkları
·       Kırık ve çıkık ameliyatlarından sonraki rehabilitasyon programları
·       Diz ve kalça protezleri sonrası  rehabilitasyonu
·       Artroskopik omuz ve diz eklemi ameliyatları sonrası rehabilitasyon
·       Skolyoz ve tortikollis  tedavisi
Nörolojik Rehabilitasyon :
·       Yüz felci
·       İnmeler (kısmi felçler)
·       Kafa travmaları ve beyin ameliyatları sonrası rehabilitasyon
·       Omurilik yaralanmaları sonrası  rehabilitasyonu
·       Düşük ayak
·       Multiple sclorosis (MS), Parkinson
·       Cerebral palsy
·       Sinir sıkışmaları (Carpal tünel, Tarsal tünel)
Ayak Ağrıları :
·         Topuk dikeni
·         Bağ lezyonları
·         Düz tabanlık(pes planus)
·         Tendinitler
Omuz Ağrıları :
·         Omuz kas yırtıkları
·         Omuz eklem aşınmaları
·         Donuk omuz
·         Omuz el sendromu
·         Omuz ve Dirsek kırıkları sonrası
Diz Ağrıları :
·         Kireçlenmeler
·         Menisküs yaralanması
·         Diz kapağı sorunları ve tendinitler
Sırt Ağrıları :
·         Duruş bozuklulukları
·         Kamburluk( kifoz)
·         Skolyoz
·         Osteoporoz(kemik erimesi)
·         İltihaplı romatizmalar
·         Fibromiyalji
Sporcu Rehabilitasyonu :
·         Menisküs yaralanmaları ameliyatları
·         ACL (Ön Çapraz Bağ yaralanmaları ve ameliyatları)
·         Ayak ve ayak bileği bağ yaralanmaları
·         Ashill (aşil) Tendon yaralanmaları
·         Tenisçi ve golfçü dirseği sendromu
EL Rehabilitasyonu :
·         Tendon kesileri ve tendon transferleri sonrası  rehabilitasyon
·         Sinir kesileri ve sinir transferleri sonrası rehabilitasyon
·         Sinir sıkışmaları (carpal tünel)
·         El kireçlenmeleri
·         Romatizmal hastalıklar
·         Tendinitler(De Quarvıan gb)

MANUEL TERAPİ

Boyun sırt bel kalça ve eklem ağrılarında el yardımı ile yapılan hem tanı hem de tadavi   de kullanılan bir tamamlayıcı tıp uygulamasıdır. Manuel tedavi kişinin deneyimli olması halinde her yaştaki hastaya uygulanabilir güvenilir bir yöntemdir.
 
KİMLERE YAPILMAZ
 
Kırık varlığında, tümörlere manuel terapi uygulanacak bölgede enfeksiyon varsa, İltihaplı romatizmaların alevlenme dönemlerinde eklem hareketinin olmadığı ankilozan spondilit gibi hastalıkların ileri evrelerinde ve deformitelerde manuel terapi uygulanmaz.
 
PRP (TROMBOSİT YÖNÜNDEN ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ PLAZMA)

PRP tedavisi, kanın içinde bulunan iyileşme faktörlerinin ( büyüme faktörlerinin) daha çok olduğu  plazma bölümünün ayrıştırılıp, vücudun çeşitli yerlerine enjeksiyon yapılarak yapılan bir tedavi yöntemidir. Başta diz omuz kireçlenmeleri olmak birçok kas iskelet sistemi rahatsızlıklarında ve çilt (sivilce ve lekelerde) problemlerinde yapılabilir.   
 
KİMLERE YAPILMAZ
 
Tümör  öyküsü olanlara aktif enfeksiyonu olanlara trombositleri  normalin altında alanlara PRP tedavisi yapılmaz.